Browse stories

Düğün Çanları, Ölüm Çanları

Language: tr

Hayatımın yedi yılı çalındı. İşlemediğim bir suç yüzünden kilit altında tutuldum. Şimdi, o beton kafesten çıktığımda, İstanbul'un güneşi tenime yabancı geliyor ve tek arzum huzur. Kurtuluş değil, af değil, sadece son bir istirahat yeri: Küllerimin, bir zamanlar onunla hayalini kurduğum o kadim Kaz Dağları'na serpilmesi. Ama bu son dileği bile gerçekleştirmek para gerektiriyordu; sabıka kaydıyla damgalanmış bir paryanın hayal bile edemeyeceği bir meblağ. Bu yüzden gururumu yutup İstanbul'un şatafatlı kalbinde bir işe girdim. İlk mesaimde, şıngırdayan kadehler ve fısıltılı güç oyunlarının…